Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bodrum Macerası Bölüm 3
O arada Barış abi bütün valizleri arabaya taşımış kapıya gelmiş vedalaşmak için beni bekliyordu. Ben yattığım yerden kalkıp kapıya geldim. Vedalaşma faslı bittikten sonra kendimi koltuğa bıraktım. Dünya başıma yıkılmıştı. Ertesi gün bir mucize olur mu gibi saçma sapan düşüncelere dalmıştım. Realist yaklaşımla bu mümkün görünmüyordu, çünkü Funda ile Necati Yalıkavak tarafına gideceklerdi. Benim ise akşam saatlerinde de Seda’yı karşılamak için havaalanına gitmem gerekiyordu. “Ah Funda ne olurdu itiraz etseydin?” O sinirle hava almak için terasa çıktığımda, arabayı otoparktan çıkarken gördüm. İçim içimi yiyordu. Tekrar içeriye girdim, en iyisi internetten biraz porno izleyip mastürbasyon yapmaktı. Bu da ayık kafayla olmazdı sanırım, içkim bitmişti ve sitenin görevlisi Hüseyin abi’yi arayarak bana birkaç bira alması için gelmesini rica ettim. 2 dakika sonra kapı zili çaldı. Hüseyin Abi alacaklı gibi zile basıyordu. 5 Lira bahşiş için bu adamın yapamayacağı yoktu sanırım. Zaten çok sinirliydim ve tüm hıncımı bu adamdan çıkaracaktım, “ya patladın mı geliyorum Hüseyin abi!!!” diye bağırarak kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda “Ne oldu, benden ümidi kesince Hüseyin Abi’yi mi çağırdın?” Funda gülerek karşımda duruyordu. Neye uğradığımı şaşırmıştım. ”Anlaşıldı sen burada durup beni izleyeceksin.” Deyip içeriye girdi ve kapıyı kapattı. “Ama nasıl, sen o arabada değil miydin?” Yüzüme baktı ve gülerek “Valizler sığmamış, arka koltukta da valiz vardı, hem öyle olmasaydı bile bu fırsatı kaçırmamak için gerekeni yapacaktım, ayrıca böyle ayakta gevezelik edip zamanımızı boşa mı harcayacağız, istersen ben gideyim Hüseyin Abin gelir nasılsa” demeye kalmadan kapı çalmıştı. Kapıyı açtım ve Hüseyin Abi’ye 10 lira bahşiş verip biraları iptal ettim. Funda’ya dönüp telefonumu göstererek, ”bak bu ekrandan arabanın nerede olduğunu GPS sayesinde görebiliyorum, için rahat olsun en az 2 saat zamanımız var, ayrıca zaman kazanmak için havaalanından sonra Necati’yi bir yerlere gönderebilirsin” diyerek güldüm. “Hmm bak sen her şeyi de düşünmüş.” Deyince, elinden tuttum ve hiçbir şey konuşmadan üst kata, Barış Abilerin kaldığı odaya çıktık. Zaman bizim için hızla ilerliyordu ve bir an önce anı yaşamalıydık. Üzerinde kot pantolonu ve beyaz t-shirt’ü vardı. Ayaktaydık ve yine birbirimize bakıyorduk, bu sefer alt dudağını ısırmıyordu. İlk hamle yine benden geldi, bu sefer dudaklarını değil boynunu ve kulağının arkasını öpmeye başladım. Nefes alışı değişmişti, kendini bana teslim ettiğini düşünüyordum ki bu sefer o benim boynuma saldırmıştı. Öperken arada diliyle boynuma ve kulağıma dokunduğun da hissettiğim şey, ayak parmaklarımdan beynime hücum eden bir karıncalanmaydı. Tenine sinmiş parfüm kokusunu içime çekiyor, bir yandan da belini kavrayıp kendime doğru bastırıyor sikimi tamda amının üzerine dayıyordum. O sıcak Temmuz gecesinde, güneşten bronzlaşmış tenlerimiz henüz tam da olarak bir birine temas etmemişken bile, beni zevkin zirvesine çıkarması adeta yaşayacaklarımın güzel bir fragmanı gibiydi. Dudaklarımız kenetlendiğinde, dillerimiz birbirine dolaşıyor nefesimiz kesiliyordu. Ani bir hamleyle arkasına geçip, bu sefer sikimi o dolgun kalçalarına dayadım. Bir taraftan boynunda öpüyor ellerimle ise göğüslerini avuçluyordum. Sonra o pozisyonu hiç bozmayarak ritmik bir şekilde onu yatağa doğru götürdüm. Funda, pantolonunun düğmelerini açıp yatakta domalmıştı ama pantolonu çıkarmamıştı. Birkaç saniye kot pantolonundan adeta fırlamaya çalışan dolgun götünü izledim. Önce pantolonunu, sonra da iç çamaşırını yavaşça aşağıya indirirdim, yanık teninden sıyrılan bembeyaz kalçaları bir hazine gibi önümdeydi artık. Elleriyle kalçalarını iki yana ayırması beni çıldırtmaya yetmişti, ben ise onu zevkin doruklarına çıkarmak için acele etmedim. Önce kalçalarını öpmeye başladım, amının ve arka deliğinin sınırlarına dilimle dokunuyor ama hedeflediğim iki deliğe asla dokunmuyordum. Dilimi yine kalçalarında gezdiriyor hafifçe ısırıyor sonra amıyla arka deliğinin arasında kalan bölgeyi dilimle yalıyor, yine arka deliğini pas geçerek yukarıya doğru dilimi kaydırıyordum. Bu hareketim onu çıldırtmaya yetmiş, nefes alması iyice sıklaşmıştı. Birkaç dakika sonra dayanamayıp ani bir hamleyle dilimi arka deliğine soktum. O anda attığı zevk çığlığı ile arka deliğini yalamaya ve dilimi sokmaya devam ettim. Bu sefer, iyice ıslanmış amına gelmişti sıra. Kafamı dolgun kalçaları arasına gömmüş, arada amının, iyice dışarıya çıkmış dudaklarında dilimi çevirerek, sonra yine içine sokuyordum. Pozisyonunu değiştirerek yatak ’da oturup üzerindekileri çıkarırken ben de zaten ayaklarına kadar inmiş pantolonunu ve külotunu çıkardım. Sırt üstü yatağa uzandığında bu sefer amı bir ay parçası gibi karşımda duruyordu. Dilimi amından içeriye sokup çıkarıyor, klitorisini dudaklarımın arasında sıkıştırıp dilimi üzerinde gezdiriyor sonra da emiyordum. Bir süre sonra, göbek deliğinden yavaşça göğüslerine doğru çıktım. İyice dikilmiş göğüs uçlarını emerken o da boş durmuyor eliyle şortumun üstünden kas katı olmuş sikimi okşuyordu. Son olarak dudaklarında yaptığım final ile önce üzerimdeki t-shirt’ü çıkardı ve sıra bende der gibi gözlerime baktı. Bu sefer ben yatağa uzanmıştım. Tekrar boynumdan öpmeye başladı ve yavaş yavaş elini şortumdan içeriye soktu. Kendimi tamamen ona teslim etmiştim. Şortumu tamamen çıkardığında ikimizde prangalarından kurtulmuş mahkumlar gibi özgürdük. Çıplak bedenlerimiz ve yanık tenlerimiz bir birine değiyor, dudaklarımı emerken göğsüme değen meme uçları yavaşça aşağıya doğru kaymaya başlıyordu. sikimi göğüslerinin arasında sıkıştırıp biraz oynadıktan sonra şelale gibi akmaya hazır bir şekilde ucunda birikmiş olan zevk suyumu, eliyle kafasını sıkarak iyice ortaya çıkardı. Dilini, ucunda gezdirip o yağlı sıvıyı iyice kıpkırmızı olan kafasında dağıtıyor beni zevkin doruklarına çıkarıyordu. Kafasını bir vakum gibi emerken gırtlağına doğru tamamını ağzına alıyor, birkaç saniye öyle bekledikten sonra bir anda ağzından çıkarıyordu. Gırtlağından gelen balgamları üzerine dağıtıp köküne kadar tekrar yutuyordu. Aldığım haz yüzünden artık iyice kendimden geçmiştim ki bacaklarımı yukarıya kaldırıp bu sefer taşşaklarımı emmeye başladı. Son olarak taşşaklarımdan aşağıya kayıp dilini, deliğimin üstünde gezdirmeye başladığında bir taraftan sikimi okşuyor bir taraftan da dilini daha derinlere sokmaya çalışıyordu. Artık ana yemeğe geçeceğimizi düşünürken hiç beklemediğim bir şey yapmış, az önce dilini soktuğu deliğimden içeriye parmağını sokmuştu. Yaşadığım kısa süreli şoku hemen atlatıp kendimi ona teslim edip anın tadını çıkarmaya devam ettim. Bir taraftanda sikimi ağzına alıyor ve beni zevk denizinde hiç yaşamadığım bir yolculuğa çıkarıyordu. Boşalmak istemiyordum ve kasılmalarımı hissedince yüzüme baktı, üzerime uzanıp tekrar dudaklarımı emmeye başladı. O arada gözüm telefonun saatine ve açık olan GPS e takılmıştı.

To be continued

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kategoriler:

Genel

Yorum Ekle

E-Mail Adresiniz Yayınlanmayacak. Zorunlu Alanlar *

*